Siyaset
Michigan'daki Seçim, Demokrat Parti'nin Kasım'daki Ara Seçimlerde Yarışacak Adaylarını Belirlemek Amacıyla Yapıldı

Sol eğilimli Demokrat aday El-Sayed, merkezde siyaset izleyen aynı partiden rakibi Haley Stevens karşısında zafer elde etti. 41 yaşındaki doktor; sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması, İsrail'e yapılan koşulsuz yardımın sona erdirilmesi ve federal göçmenlik kurumu ICE'ın lağvedilmesi vaatleriyle kampanya yürüttü. El-Sayed Kasım'da seçilmesi halinde ABD Senatosu'nda görev yapan ilk Müslüman olacak.
Bu seçim, Demokrat Parti'nin 2028 başkanlık seçimleri öncesi nasıl bir siyasi yönelim içine gireceği bağlamında da tartışılıyor. El-Sayed, Bernie Sanders, Elizabeth Warren ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi önde gelen isimlerin desteğiyle sol bir program üzerinden kampanya yürüttü. BBC'nin Kuzey Amerika muhabiri Anthony Zurcher, doktor olan El-Sayed'in tartışmalarda ve mitinglerde daha yetenekli bir aday olduğunu kanıtladığına işaret etti.
Onun bu ön seçimi kazanmasının; devlet destekli sağlık sigortası, ilaç maliyetlerini düşürme çabaları, zenginlerden daha yüksek vergi alınması gibi politikalara Demokrat seçmenin sıcak baktığını gösterdiğini değerlendirdi. El-Sayed'in kampanyasının temeli olan "siyasetten parayı al, parayı halkın cebine koy" sloganı, sol eğilimli adaylar arasında sıkça kullanılan bir söylem haline geldi. Abdul El-Sayed'in Kasım ayındaki ara seçimde Cumhuriyetçi Parti'den rakibi karşısında alacağı sonuç, 2028 başkanlık seçimlerini dahi etkileyebilir.
Michigan'daki yarış, sol eğilimli bir adayın oyların başa baş olduğu kritik bir eyalette alacağı sonuç açısından izlenecek. Şayet Kasım'daki ara seçimi El-Sayed kazanırsa, Demokrat Parti'nin sol kanadının eli, 2028 başkanlık seçiminde solcu bir adayın gösterilmesi konusunda güçlenebilir. Trump, Çarşamba günü yaptığı konuşmada Michigan seçimlerini kendi tabanına yönelik siyasi mesaj vermek için kullandı.
Demokrat Parti'deki solcuların sinsi bir komünizm tehdidini temsil ettiğini ve Amerikan yaşam tarzını yok etme tehlikesi yarattığını öne sürdü. Bu sonuçların, Kasım ara seçimleri öncesinde Demokrat Parti için potansiyel olarak tehlikeli bir değişime işaret ettiğini savundu. Abdul El-Sayed'i de hedef alan Trump, "İsrail'i sevmiyor.
Yahudileri sevmiyor Kalbinde yanan bir tutkuyla onlardan nefret ediyor" dedi. El-Sayed kampanya süresince antisemitizmi kınadı. Bununla birlikte İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırısı ve Filistin topraklarını işgaline yönelik eleştirilerin antisemitizmle bir tutulmaması gerektiğini savundu.
Kaynak: BBC Türkçe