Siyaset
Bu Durum, Dünyanın Doğum Yapmanın En Tehlikeli Olduğu Ülkelerinde Kadınları İhtiyaç Duydukları Yardımdan Mahrum Bırakıyor
Sahra Altı Afrika’da anneler, çatışma, yerinden edilme ve küresel yardım kesintilerinin birleştiği mükemmel bir fırtınayla karşı karşıya. Bu durum, dünyanın doğum yapmanın en tehlikeli olduğu ülkelerinde kadınları ihtiyaç duydukları yardımdan mahrum bırakıyor. İngiltere ve ABD’nin de aralarında bulunduğu ülkelerin yardım kesintilerinin ardından, Sahra Altı Afrika’daki en savunmasız topluluklarda yenidoğan ölümleri yüzde 80’den fazla arttı.
The Independent’a özel olarak verilen ve 20 ülkedeki üç milyondan fazla mülteci kadını kapsayan verilere göre, doğumdan sonraki ilk 28 gün içindeki ölümler (yenidoğan ölümleri) 2025-2026 arasında yüzde 81 yükseldi. Bu, BM Mülteci Ajansı’na (UNHCR) göre bin canlı doğumda 3,1’den 5,6’ya çıkış anlamına geliyor. Ajans, verilerin nedeni kesinleştirmediğini ya da yardım kesintilerinin tek faktör olduğunu belirtmese de, çocuk sağkalım göstergelerinin kötüleştiğini ortaya koyuyor.
İlk bir yıl içindeki ölümler de binde 8,3’ten 17,5’e yüzde 111 artış gösterdi. Beş yaş altı çocuk ölümleri ise yüzde 50 arttı. The Independent’ın bu verileri ve diğer BM ajansları, yardım kuruluşları ve STK’ların verilerini analiz etmesi, uluslararası yardımlar ve finanse ettiği hayat kurtaran programlardaki büyük kesintiler etkisini göstermeye başlarken Afrika’da anne ve çocuk sağlığına dair kasvetli bir tabloyu ortaya koyuyor.
Kalkınma sektöründe çalışanlar arasında, anne ve yenidoğan ölümlerini azaltmada yıllardır elde edilen ilerlemenin, uluslararası yardımdaki keskin düşüşle geriye dönebileceği endişeleri artıyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) sağlık danışmanı Dr. Mitchell Sangma, “Küresel anne ölümü eğilimleri, kadınların hayatlarının en çok risk altında olduğu yerleri zaten gösteriyor ve Sahra Altı Afrika bu krizin merkezinde olmaya devam ediyor” dedi. Sangma, “Ülkeler, temel hizmetleri ayakta tutmak için ağır biçimde dış insani ve sağlık sistemi desteğine bağımlı.
Bu yaşam hatları, sağlık otoriteleri devreye girmeden kesildiğinde sonuçlar öngörülebilir. Daha fazla anne ölümünün toplumlarda sessizce, görülmeden ve kaydedilmeden gerçekleşeceğinden korkuyorum” diye ekledi. Nijerya’da 2025 ve 2026 başlarında büyük kısmı anne sağlığıyla ilgili olan 386 sağlık tesisi ve mobil klinik kapandı ve yaklaşık 380 bin kişinin bakımı kesildi.
Orta Afrika Cumhuriyeti’nde ise 100 binden fazla kişi temel sağlık hizmetlerine erişimini kaybetti. Her iki ülke de Independent TV’nin baş uluslararası muhabiri Bel Trew’in yeni belgeseli Hard Labour’da yer alıyor. Belgesel, kadınların ve bebeklerin doğum sırasında ölmesini önleme çabalarının nasıl köreltildiğini ve yardım kesintilerinin önemli rolünü gözler önüne seriyor.
Dünya genelinde önlenebilir anne ölümlerini azaltma konusundaki önemli ilerleme, son yirmi yılda oranı yüzde 40 düşürmüştü. Ancak bu düşüş, küresel yardımlardan milyarlarca sterlinin kesilmesinden önce bile yavaşlamaya başlamıştı. DSÖ’ye göre, küresel anne ölüm oranındaki ortalama yıllık düşüş 2013-2023 arasında yüzde 1,5 olurken, bu rakam 2000-2010 arasında kaydedilen yüzde 2,6’nın belirgin şekilde altında kaldı.
Referans, BM’nin 2015’te ortaya koyduğu Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi: küresel anne ölüm oranının 2030’a kadar 100 bin canlı doğumda 70’in altına düşürülmesi. Son veriler, küresel anne ölüm oranını 100 bin canlı doğumda 197 olarak gösteriyor ve birçok ülke bu ortalamanın oldukça üzerinde. Ölümlerin yüzde 75’i ağır kanama, enfeksiyonlar, hamilelikte yüksek tansiyon, doğum komplikasyonları veya güvenli olmayan kürtajdan kaynaklanıyor.
Kaynak: Independent UK News






